kutusuzkutkut

2011 Seçimleri – II

Posted in Genel by kutusuzkutkut on Haziran 10, 2011

Demokratik bir seçimin ana gayesi toplumun farklı görüş ve düşüncedeki kesimlerinin temsilcilerini meclise sokmaktadır. Bu sayede o faklı görüşler meclis çatısı altında tartışılarak, toplumsal uzlaşı yoluyla toplumun bütününü etkileyecek ve demokrasi çerçevesinde toplumun bütünü tarafından kabul görecek(en azından uyulacak) idari kararlara dönüşür. Toplumu oluşturan farklı görüşteki bireylerin temsilcilerinin meclise taşınmasındaki en önemli engel ise baraj sistemidir. Mecliste 550 sandalye olduğu düşünüldüğünde, normal şartlar altında her %0,2 oya (yani yaklaşık 35 milyon seçmen olduğu var sayılırsa 70.000 oya ) bir milletvekili seçilebilmelidir. Başka bir deyişle, aynı görüş altında toplanabilen her 70.000 kişi meclise 1 temsilci göndere bilmelidir. Ne var ki sadece ülkemizde değil, pek çok batılı ülkede de baraj sisteminin bu demokratik oluşumun önüne pragmatik nedenlerle geçtiğini görüyoruz. Pragmatik nedenlerin başında şu geliyor: Barajsız bir sistemde meclis çok parçalı bir yapıya bürüneceği için, koalisyon oluşturmadan hükümet kurmak mümkün olmayacak, 2-3-4 partinin koalisyonundan oluşacak hükümetlerin de idaresi zor olacaktır. Ülkemizi diğerlerinden ayıran önemli bir fark, çoğu ülkede baraj oranları %3- %5 arası değişirken, bizde baraj oranının %10 olmasıdır. Bu sebeple 2007 seçimlerine bakıldığında barajı geçemeyen partilerin toplamda %13 civarında oy aldığını görüyoruz ki bu toplumun önemli bir kısmının doğrudan yönetime katılamadığını gösteriyor. Gelişmiş demokrasilerde bu soruna belirli çözümler üretildiğini görüyoruz. Birinci ve belki de en etkili çözüm, sivil toplum kuruluşlarını güçlendirmekten geçiyor. Bu sayede baraj engeline takılan kesimler kendi görüş ve sorunlarını etkin sivil toplum örgütlerinin çatıları altında dile getirebiliyor, kamu nezdinde siyasiler üzerinde baskı yaratarak haklarını ve taleplerini gündeme getirebiliyorlar. Baraj engelinin etrafından dolaşmaya yarayan bir diğer yöntem ise oylama yapısıyla oynamaktan geçiyor. Mesela Avustralya’da seçmenler bir kişiye oy vermek yerine tercihlerini 1 den 5 e kadar sıralıyorlar. Birinci sıradaki adayları barajın altında kalırsa oyları ikinci tercihlerine geçiyor. İkinci tercihleri de baraja takılırsa üçüncü tercihlerine doğru oy akışı devam ediyor ve bu sayede oy aktarımı yoluyla oyların çarçur edilmesi önleniyor(preferential voting).

2011 seçimleri her şekilde %10 barajına göre şekillenecek. Umuyorum bir sonraki seçimde çok daha düşük seviyelerde bir baraj ve güçlenmiş sivil toplum hareketleri ile ülkemiz hakkettiği çok sesli demokratik yapıya kavuşur. Azınlığın, farklı sesin görmezden gelindiği bir toplum yerine her fikrin, her sesin eşit ilgi ile değerlendirildiği bir toplum gerçek anlamda demokrasiye yaklaşır, o zaman seçimleri çoğunlukta olanlar değil, hepimiz kazanırız.

3 Yanıt

Subscribe to comments with RSS.

  1. BŞK said, on Haziran 10, 2011 at 5:16 pm

    Kutkutcuğum, seçime yaklaşırken bu yazı serisini tüm doksozoflara armağan edebilir miyim?🙂

  2. kutusuzkutkut said, on Haziran 13, 2011 at 12:00 pm

    İstediğine armağan edebilirsin, canın sağ olsun🙂

  3. Başak said, on Temmuz 12, 2011 at 11:00 pm

    Kutusuzkutkut, okur yeni yazılar bekler.. :>


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: