kutusuzkutkut

2011 Seçimleri – I

Posted in Genel by kutusuzkutkut on Haziran 8, 2011

Seçimler yaklaşıyor. İdeal bir demokratik yapıda, halkın her kesiminden farklı görüş ve düşüncedeki kişiler kendilerini en iyi temsil edeceklerine inandıkları adaylara oy verecekler. Bir önceki cümlenin başındaki “ideal” kelimesine ise bir parantez açmak gerekiyor. Sorun şu ki oy veren bir çok seçmen kime, niçin oy verdiğinin bilincinde değil. Partilerin hazırladıkları seçim bildirgeleri ile bankaların hazırladıkları kredi sözleşmelerinin kaderleri aynı, ikisini de okumadan imzalıyoruz. Çok az bir azınlık partilerin duruş ve görüşlerini dikkate alarak karar verirken, bir çok kişi geçmiş tecrübe ve önyargılara, aile büyüklerinin tercihlerine, ya da liderlerin tavırlarına(delikanlı adam, halk adamı, vs) yakıştırmalar yaparak sandık başına gidiyor. Peki “bilinçli seçmen” in bir mit haline geldiği bu durumda, çoğunluğun yönetimine ne kadar güvenilebilir? Daha saf olduğum üniversite yıllarımda arkadaşlarımla bu sorunu tartışırken şöyle bir çözüm ortaya atmıştım: Partilerin proje ve seçim bildirgeleri üzerinden bir seçmen seçme sınavı(sss) yapılsın, seçmen olabilmek için herkes neye, kime oy verdiğini bilmek zorunda olsun. Tabi böyle bir durumda demokrasinin çökeceği, seçim hakkının sadece eğitimli belirli bir zümreye geçeceği, elitist bir yapı oluşup halkın diğer katmanlarının dışlanacağı gibi haklı endişeler taşıyan eleştiriler aldım. Aslında seçmen cehaletinin sadece eğitim düzeyi ile ilgisi olduğuna inanmıyorum. Önyargıları ve alışkanlıkları sonucu araştıramadan, incelemeden A partisine oy veren profesör ile ağası öyle dedi diye B partisine oy veren çobanın çok bir farkı olduğunu düşünmüyorum. Gerçek demokrasinin tesisinde en temel sorun işte burada yatıyor: hepimizin hayatını birebir etkileyecek kararları veren kişiler, projeleri, görüşleri üzerinden değil bir takım eğilimler, alışkanlıklar ve subjektif yaklaşımlarla belirleniyor. Böyle olduğu zamanda demokrasi, cahilliğin faşizmi için bir araca dönüşüveriyor. Çoğunluğun talepleri, azınlığın haklarını sindirebiliyor. Yine iyi işleyen bir demokraside, güçler ayrılığı çoğunluğun azınlık üzerinde baskı oluşturmasını ya da fırsat eşitsizliği yaratmasını engelleyebilirken, birçok ülkede görüldüğü üzere güçler arası ayrılıklar o kadar da net olamayabiliyor. Kadrolaşma, siyasi baskılar, bir takım yasal boşluklar üzerinden yargı bağımsızlığının kaybolduğunu, medyanın sesinin kısıldığını görebiliyoruz. Bu durumda demokratik yapının sağlıklı işlemesi için, her ne kadar çok zor görünse de bilinçli seçmen sayısını arttırmak gerekiyor. Bilinçli bir seçmen olabilmek için en doğrusu oy vermeden önce partilerin vaat ve seçim bildirgelerini incelemek, geçmişte yaptıklarını analiz etmek gerekiyor. Bir de böyle bir web sitesi var, doğru çalışıyorsa linke tıklayıp bir takım sorulara cevap vererek görüşlerinize en yakın partiyi tespit edebileceğinizi iddia ediyorlar, bir göz atmakta fayda olabilir. Umuyorum bu pazar basacağınız “Evet” mührünün içi yeterince dolu, gönlünüz de bir o kadar ferah olur.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: