kutusuzkutkut

The Case Of the Über – Davetiye

Posted in Genel by kutusuzkutkut on Nisan 14, 2011

Sizi bilmem, Black Swan’ı izlerken çok korktum. Bale konulu bir filmde, 29 yaşında bir adam nasıl korkar demeyin. Korkutucu olan filmin sizi kadın zihninin içine sokması: Yok o kız daha güzel, bu kadın benden seksi, şu kadın daha yetenekli, ben niye mükemmel değilim, mükemmel olmalıyım. Yanlış anlaşılmasın, sonuçta filmde portresi çizilen hastalıklı bir zihin ama temelde kadınların(genelleme yapıyorum tabi), estetik, başkalarına(özellikle diğer kadınlara) kıyasla kendilerinin eksileri-artıları ve sosyal ilişkiler anlamında erkeklere göre çok daha duyarlı oldukları da bir gerçek bence.  Dolayısıyla yapılacak bir iş ile ilgili öküz – düz fikirli skalası arasında bir yerlerde olan erkek kafa yapısı ile karmaşık – nevrotik skalasındaki kadın kafa yapısı benzer sorunlar tespit edemedikleri gibi, benzer çözümler yaratmakta da zorlanıyorlar. Şimdi bu farklı kafa yapılarını tespit ettiğimize göre, gelelim bu iki kafanın bir arada çalıştığı düğün işlerine…

Aslında düğünlerin, gelin ve damat için olduğu yönünde bir yanılsama var. Oysa ki düğünler, kabul etmeseler de net bir şekilde gelinlere aittir. Test etmesi çok basit. Şimdi damadımızı alalım, düğüne davetli gelmiş diğer 100 erkeğin arasına karıştıralım. Onca siyah smokinli arasında bulun bakalım hangisi. Peki, gelin hanımı düğüne davetli gelmiş 1000 bayanın arasına koyalım. Aaa, o da nesi 1000 tane bayan arasında beyaz ve kostüm niteliğinde elbise giyen bir kişi var, bilin bakalım kim? Sonra yok bizim düğünümüz! Hadi canım siz de! Yanlış anlamayın itirazımız yok, düğün sizin olsun, buyrun gezinin, güzelliğiniz/ihtişamınızla konukları büyüleyin, düğünün zerafetini, detayların inceliğini herkes takdir etsin, duvak gibi damadı da yanınızda aksesuar olarak gezdirin(Evet, muhteşemim ve bununla evlendim, canım gelinliği taşı hadi takılıyoruz ama, çabuk!). Her şeye tamam da, size ait olan bu organizasyonun hazırlıklarına, “bizim düğünümüz” kisvesi altında bu kalas bünyeleri dahil etmek niye? Örnek verelim: davetiye seçimi…

Eşimle davetiye seçmeye gittiğimiz günü hatırlıyorum. Davetiye denince benim aklıma konukları etkinliğinize davet eden, yer ve zaman bilgisi içeren bir form geliyor. Dolayısıyla aklımda post-it ile renkli fotokopi arası bir yapı varken, onlarca inci, boncuk, püskül, kağıt çeşidi, kurdele ve yazı fontu arasında birbirlerine sevinç çığlıkları atarak, heyecanla renk örnekleri gösteren eşim ve davetiyeci karşısında neler hissettiğimi tahmin edebilirsiniz. Yabancı bir ülkede, yabancı bir dilde sorguya çekiliyor gibiydim: “Canım bu nasıl, sence taşlı olan mı daha güzel, şu kağıt daha iyi gibi, ne dersin”. Bilmiyorum, ühü, ben yapmadım: “(rastgele bir tane göstererek)şu fena değil, evet”. Karşılığında, yersiz bir şey söylemiş ya da altını ıslatmış küçük bir çocuğa bakar gibi şefkatle gülümseyen iki çift göz, “tamam sen şimdi burada uslu uslu otur, teyzeyle bizim işimiz var”.  O zaman anlıyorsunuz sizin bilgi formu, düğünün konseptine uygunluk, orijinallik, tasarım, hem modern hem muhafazakar kesime hitap edebilme, ultra şık olma gibi kadınların dünyasına ait yüzlerce parametreye bağlı. Yahu sonuçta bir davetiye işte demeyin, yanınızdaki zihinler Über – Davetiyeyi(bugüne kadar yaratılmış tüm davetiyelerden öte, üstün bir ırk)  yaratmak üzere, insanlık için önemli bir andayız, sessizce kafanızla onaylayın.  Arada size de yukarıdaki gibi (post-it ötesinde hiçbir fikriniz olmamasına rağmen)görüşünüzü sordukları zamanlar gelecek, karşılık olarak siz de onlara Alex-Özer birlikte oynar mı, 4-3-3 mü, 4-4-2 mi diye sorup gelin hanımdan “Bu BİZİM düğünümüz, burada şaka yokkk, her şey gerçekkkk” diye nihatdoğanizm ölçeğinde ayar yiyebilir ya da gülümseyerek : ” Evet, bu çok güzel” diyebilirsiniz.

Black Swan’dan girip düğün davetiyesinden çıktığım bu yazıyı son bir kaç tavsiye ile tamamlayacağım. Bakın aşağıdaki videoda çok farklı bir davetiye örneği var, gelin ile damat bir şarkı kaydetmişler, seslerini kağıttan bir flexi-disk sayesinde davetiyeye iliştirmişler, muhteşem yaratıcı ve konsept olarak inanılmaz, hemen izleyin(detaylar burada)… Evet beyler kızların şimdi video ile dikkati dağılmışken hızlıca tavsiyelerimi vereyim: bu süreçte iki sessizce kafa sallama, bir “evet, çok güzel” demece taktiği uygulamanızı tavsiye ediyorum. Arada bir de herhengi bir şey önerin, ne olduğu önemli değil, nasıl olsa sallamayacaklar. Ayrıca düğün davetiyesi ihtiyacınız varsa, y65 diye bir firma var, sahibi Selen Hanım hayat kurtarıyor. Eşimle o kadar iyi anlaştılar ki bir ara eşim beni bırakıp onunla evlenecek sandım. Kendi aralarında hallettiler davetiyeyi falan. Geri geliyorlar, evet öhm..

Yani bu sizin de düğününüz sonuçta beyler, eşinize destek olun. Evet, çok güzel(kafa sallayın).

4 Yanıt

Subscribe to comments with RSS.

  1. Black Swan said, on Nisan 14, 2011 at 6:09 pm

    Sen akşam eve gel tatlım beniimm…Nasıl blog yazılır onun üzerine çalışacağız..:))!!!!

  2. Anonim said, on Nisan 16, 2011 at 3:31 pm

    ben bir baldız olarak bu durumda destek çıkmak zorundayım kutkut üzgünüm..(şşştt onu uyutunca mortal kombat oynarız di mi🙂..)

    • kutusuzkutkut said, on Nisan 16, 2011 at 5:40 pm

      Gun gelir sen de uber-davetiye yaratmaya girisirsen gösteririm ben sana:)(yarım dvdlik işi var sonra oyun Cok)


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: