kutusuzkutkut

Olympos

Posted in Gezi by kutusuzkutkut on Nisan 27, 2010

Antalya’ya kadar gitmişken tüm zamanımı sunum işkencesinde geçirmedim tabi ki.. Büyüğü Yunanistan’da duradursun ben bizim yerli Olymposumuza kaçıverdim. Olympos, Antalya’dan arabayla yaklaşık 1,5 saatte gidilebilecek ve gidilmesi gereken yerlerden biri. Biraz turizm reklamı olacak belki ama gerçekten tarihin, doğal güzelliklerin, denizin, kumsalın buluşma noktası burası. Yüzyıllık ağaçların ve dağlardan denize ulaşmaya giden küçük derelerin eşliğinde, kilometrelerce uzanan Çıralı kumsalına ve akdeniz mavisi denize ulaşmak için yürürken, bir yandan da bu toprakların eski sahiplerinin kalıntılarına selam verebiliyorsunuz. Gününüzü ister kumsalda güneşlenip denize girerek, ister tarihi eserlerle dolu patikalarda yürüyüş yaparak, ister dere boyunca foto safariye çıkarak geçirebilirsiniz. Özellikle yürüyüşler sırasında “Lost” vari şaşkınlıklar yaşayabilirsiniz. Öyle ki bir ağaç dalını iterek çıktığınız düzlükte Afrodit kabartmalı bir lahit ya da eski bir Likya tapınağı ile karşılaşabiliyorsunuz. Olympos civarına çıkmak isterseniz de Göynük kanyonu, Adrasan kumsalı, yanartaş(ki biraz sucuk, biraz şarap ile akşamları oldukça keyifli zaman geçirilebilir) ve bir çok antik kente seferler düzenleyebilirsiniz. Spora daha meraklı arkadaşlar ise trekking, dalış, kanyoning, atv turları gibi çok çeşitli aktivitelerde bulunabilir.

Anlattıklarımdan anlayabileceğiniz üzere Olympos çok zevk aldığım bir yer olmakla birlikte herkes için doğru bir tatil adresi olmayabilir. Olymposta saydığım bunca şey arasında olmayanlar(ve Olymposu Olympos yapan): büyük oteller, spalar, lüks restoranlar.. Benim çok daha keyif aldığım üzere burası pansiyonların(tavsiye edeceklerim Türkmen ve Kadirin evleri tabi ki), sırtçantalı gezginlerin, öğrencilerin, gençlerin ve hayata daha rahat bakabilenlerin mekanı. Etrafınızda gezen, gülen, king oynayan, kitap okuyan, eski püskü t-shirtlerle gezen bir sürü insan göreceğinize emin olabilirsiniz. Rahatlığın ön plana çıktığı, insanların hem sohbetlerini, hem gülücüklerini daha kaygısız ve karşılıksız paylaştığı bir yer Olympos.

Bulabileceğiniz en pahalı odanın(kahvaltı ve akşam yemeği dahil) 65 TL olduğu, gerçekten dinlenip eğlenebileceğiniz, maddiyattan ziyade manevi yönünüze daha çok vakit ayırabileceğiniz, rahatlayıp hayatı unutup kendinizi bulabileceğiniz bir tatil istiyorsanız adresiniz burası. Olympos hakkında daha fazla bilgi için tıklayın.

Olur da bir gün atlar giderseniz sahile gelmeden hemen önce  bir gemi kaptanın binlerce yıllık mezarının önünde bir saniye durmanızı istiyorum. Lahitin üstündeki yazının çevirisi şöyle: “Son limana girdi demirledi gemi çıkmamak üzere/Çünkü ne rüzgardan ne gün ışığından yarar var artık/Işık taşıyan şafağı terk ettikten sonra Kaptan Eudemos/Oraya gömüldü kısa ömürlü gemisi, kırılmış bir dalga gibi”. Selam olsun Eudemos’a…

Bir Yanıt

Subscribe to comments with RSS.

  1. Anonim said, on Mayıs 4, 2010 at 11:50 am

    Çok beğendim kutkut, benden de selam olsun Eudemos a


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: