kutusuzkutkut

Dıt dıt dıt dıt!!

Posted in hayat by kutusuzkutkut on Nisan 13, 2010

Pazartesi sendromunu hepimiz biliyoruz. Bana sorarsanız pazartesilere biraz haksızlık ediyoruz çünkü salı, çarşamba ve diğer günlerin de durumu çok farklı değil. Bugün salıydı ve beni yataktan kaldırmak için gene bir adet spatula, cumhuriyet senfoni orkestrası ve ağır iş makinaları gerekti. Daha da kötüsü pazartesi de böyleydi ve yarın da böyle olacak. Benzer durumda olan pek çok arkadaşımla konuştuğumda çeşitli şüphelilerle karşılaşıyorum: pazartesi, bahar, havalardan, dün geç yattım, bu aralar çok yoruldum, vs, vs.. Hepsi mantıklı açıklamalar olmakla birlikte ben daha sinsi bir şüphelinin peşindeyim: hayat tarzımız. Aslında sabahları sanki cennet ile cehennemmişçesine, uyku ile uyanma arasında arafta kalmış, alarmın snooze düğmesine 55. kez basmamak için kendimi ikna etmeye çalışırken bilinçaltım kusuveriyor tüm karmaşasını ana kucağı kadar tatlı yorganımın içerilerine: Başka bir işim olsaydı, daha tutkuyla sevdiğim, daha bir sevgiyle yaptığım uyanmak bu kadar zor olur muydu ve onu da geçtim acaba alarm sesi ile uyanmak zorunda olmadığım bir hayat kurulamaz mı? Güya huzurlu uyanayım diye seçtiğim ancak o ruh halimle kapı gıcırtısı haline gelen klasik müzikli alarmı bile bastıracak kadar çığırtkan sorular bunlar ve zayıf damarımdan yakalıyıveriyorlar beni. Sabah sabah aşmam gereken en uzun mesafe yatakla tuvalet arasında iken bütün hayatımı nasıl aşıp da cevalaplandırayım ki bunları? Yorganla birlikte bu zehirli düşünceleri de fırlatıp üzerimden başlıyorum yeni güne…

Peki şimdi uyanık olduğumuza göre,  gerçekten imkansız mı öyle bir hayat kurmak? 100 kişiye sorsak 99’unun yerleşeceği uzaktaki kasabadaki şirin ev gerçekten ağızda gevelediğimiz bir hayal mi?  Daha çok kazanıp daha çok harcamak bizi mutlu etmeye yeter mi? 52 inç bir LCD, playstation 3 ya da ayda bir çift ayakkabı almasak daha mı mutsuz oluruz? Peki daha sade bir hayat bizi mutsuz mu eder mutlu mu? Ormanda bir yürüyüş mü, kent merkezindeki şık spor salonları mı? Dostlarla verandada yemek ve sohbet mi, en popüler barlara akmak mı? Sade mi karmaşık mı? Üretmek mi tüketmek mi? Denge ve mutluluk hangisinde?

Sorular çok, cevaplar daha da fazla olacaktır. Bu konuyu daha konuşacağız şimdilik hepinize bir ödev: tıklayın!

5 Yanıt

Subscribe to comments with RSS.

  1. Ebru said, on Nisan 14, 2010 at 8:13 am

    Bayıldım…

  2. brc said, on Nisan 14, 2010 at 10:38 am

    bnde…

  3. Elf said, on Nisan 14, 2010 at 11:31 am

    ben dinginliği seciyorum..sehirde kalanınız elbet olacak..bende yanınıza geliveririm arada olmaz mı???:))

  4. seda said, on Nisan 14, 2010 at 10:54 pm

    Ben once karmaşayı seçiyorum, sonra dinginliği…

    Önce ilki lazım sonra ikincisi🙂


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: