kutusuzkutkut

Sokak Köpekleri

Posted in Genel by kutusuzkutkut on Nisan 14, 2010

Havalar mis gibi.. Serin olsa da buram buram bahar kokuyor. Siz de heyecan yapmışsınız, pazar sabahı erken saatte kalkıp yürüyüşe çıkıyorsunuz. Temiz hava alacaksınız, spor yapacaksınız, dönüş yolunda kahvaltılık bir şeyler de aldınız mı değmeyin keyfinize. Yürüyüş yolunuzun üstündeki ağaçlık alanda ise keyifler o kadar yerinde değil. Sokak köpekleri rahatsız, karınlar aç, kemiklerin iliklerine kadar çiğ yağmış, psikolojiler bozuk. Bir önceki gün yağlı ekmek atan kapıcıya kuyruk sallanmış, bir başkasından tekme yenmiş, binbir çeşit araba kovalanmak suretiyle sokağın asayişi korunmuş, kafalar gene de karışık. İnsanlar dost mu düşman mı, kuyruk mu sallasak ısırsak mı diye düşünen köpekler birbirine sokulmuş, kaşlar çatık düşünüyorlar. Bu arada sizin adımlar sıklaşmış, sıcacık poğaça kokusu burnunuza sinmiş. Derken bizim çete sizi fark ediveriyor. Dedik ya kafalar karışık, köpekler birbirlerine bakıyor napıyoruz dercesine, başlıyorlar takibe. Birinin aklı kendisiyle oyunlar oynayan eski sahibinde kuyruk sallıyor, diğeri hala geçenlerde kafasına yediği taşları unutmamış hırlıyor. Siz önde, köpekler beride giderken artık bir öksürük mü, bakış mı köpeklerden biri kıllanıp havlayıveriyor, sonrası cümbüş zaten. Neyseki çetenin psikoloji bozuk, kovalıyorlar ama ısırmıyorlar. Bir süre sonra elinizden fırlattığınız şapkadan hınçlarını almak için taaruza kalkıp sizi unutuyorlar, siz de düştüğünüz yerden kalkıp sporuna da havasına da poğaçasına da sövüp eve yollanıyorsunuz. Eee keyifli pazarlar!!

Bu mizansen haline getirmeye çalıştığım olay pazar günü babamın başına geldi aslında. Çok şükür ciddi bir şeyi yok, ama düştüğü sırada kolunu çatlattığı için alçıyla geziyor artık ve çeteyle arayı yapmak için kemik topluyor sağdan soldan. Ülkemizde pek çok sorun var biliyorum ama başımıza gelince benim de aklıma takıldı bu sokak köpeği sorunu nedir, neler yapılabilir diye.

İnternette şöyle hızlıca bir araştırma yapınca gördüm ki dünyada sokak köpekleri ciddi bir sorun oluşturuyor. Tahminlere göre dünya köpek nüfusunun %75 i sokaklarda. Hindistan, Kolombiya , Sri Lanka gibi ülkeler başta olmak üzere pek çok ülkede de ciddi sıkıntılar varmış bu konuda. Bir yandan kuduz, hastalık bulaştırma, insanlara saldırılar gibi sorunlar varken öte yandan hayvanlara eziyet, işkence, telef etme gibi boyutları da var meselenin. Ülkemizde ise  son yıllarda AB’ne uyacağız heyecanı ile 5199 sayılı hayvanları koruma kanunu çıkarıldı. Yazıda güzel, göze hoş gelen, uygulama da ise boş ve etkisiz bir yasa olarak da yerini aldı hayatımızda. Sokak köpekleri konusunu temelden çözmek için yapılacaklar belli aslında: hayvan kimlik sistemi uygulamaya geçecek, hayvan sahipleri hayvanlarından sorumlu tutulacak, kısırlaştırma programları yürütülecek(mesela özellikle köylerde mobil veteriner ekipleri gezdirilebilir), eğitimler verilecek. Yani çıkartılan yasa da uygulanarak hayvan popülasyonu kontrol altına alınması için çaba sarf edilecek. Bunlar uzun soluklu ve temelden etkili çözümler.

Daha kısa vadeli ve güncel barınak sorunu ile ilgili ise benim şöyle bir önerim var: Okullarda  hayvanları koruma günü gibi belli tarihlerde içi boş dersler verileceğine, her okul kendi bünyesinde bakımını öğrencilerin üstleneceği küçük çaplı hayvan barınakları oluştursa olmaz mı? Milli Eğitim Bakanlığı ve sivil toplum kuruluşalarımız böyle bir proje oluşturup yürütemezler mi acaba? Bu sayede hem çocuklar hayvan sevgisini yaşayarak öğrenirler, hem de hayvanlar sokaklar yerine güvenli ve bakılacakları bir yuvaya kavuşurlar. Sanırım Adana’da 1500 civarı okul var. Her okul ortalama 5 hayvana barınma sağlasa 7500 hayvan sokaklarda çocukları kovalayacağına, okul bahçesinde çocuklarla oynar.

Babam da rahat rahat yürüyüşünü tamamlayabilir.

not: İnternette gezerken gözüme takılanlar: dohayko, eski peta başkanının son projesi, dünya hayvanları koruma derneği.

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 73 takipçiye katılın

%d blogcu bunu beğendi: